Sahip çıkmak !..

Neden sizin değil bu çevre?
Daha dar anlamıyla evlerimiz, sokaklarımız kentlerimiz neden sizin değil?
Neden sizin olamıyor?
Oluşmasına mı katılamıyorsunuz?
Bir tutam tuzunuz bile yok değil mi oluşmasında?
Birileri yarım yamalak bilgileri ışığında bir şeyler yapıyor
Olanlara yalnızca seyirci kalıyorsunuz değil mi?
Sonra olanlara karşı çıkıyorsunuz ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş oluyor…
Almanya’da iken bir arkadaşım anlatmıştı;
Bir adamı elektrik direğine bağlı bulurlar.
Kurtarırlar… Durumu saptamak için karakola götürüler. Orada der ki adam:
‘’Beni kimse bağlamadı. Kendimi ben bağlattım.’’
Yontucuyum ben, sanatçıyım… Bu sokakta oturuyorum.
Benim sokağıma şu çirkin elektrik direklerini dikmeye  başlamışlar buna kimin hakkı var?
Davranışım bu çirkinliğe karşı çıkmak için…
Olayın sonucunda elektrik direkleri derhal değiştirilmiş.  
Gülüyorsunuz, biliyorum… Bizde böyle bir olayın sonucunda insanın başına ne geleceği belli olmaz diyerek düşünüyorsunuz da gülüyorsunuz değil mi?
Ama gene biliyorsunuz ki bizde böyle bir şey olmaz.
Başına geleceklerden ötürü değil; sokağına benim sokağım diyebilen, onun için savaşan bir sanatçı,bir duyarlı insan olamayacağı için…
Kızmayın… Bunca çirkinlik içinde bir de ben haksızlık ediyorum sanmayın…
Ya da kızsanız da bir düşünün…
Sizin hiç bir sokağınız oldu mu? Ey ahali, ey toplumun önünde görünenleri, ey her yerde rastladığımız çok konuşan insanlar!...
Sizinde bir şey kattığınız, elektrik direğine karıştığınız, bir duvarını boyadığınız, bir deliğini tıkadığız; bir ağaç, bir asma, bir çiçek diktiğiniz , bizden olmayan kelimeler yazılı tabelaları sorguladığız bir sokağınız, caddeniz oldu mu?
Unutmayın  sahip çıkmanın özünü genelinden ayıramazsınız.
Evine sahip çıkamayan sokağına, sokağına sahip çıkamayan mahallesine, mahallesine sahip çıkamayan kentine, kentine sahip çıkamayan ülkesine sahip çıkamaz…

‘Sahip’ çıkacağınız bir sokak edinin bence hemen; bir cadde edinin; bir sokağınız, bir kentiniz olsun…

Selçuk KEMERÖZ